“Architecture Beyond Borders” İsviçreli mimarlar Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’yu Ankara’da ağırladı

Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından geliştirilen uluslararası mimarlık ve kültürel diyalog programı Architecture Beyond Borders, İsviçre edisyonuyla devam etti. İsviçre Büyükelçiliği ve Geberit’in katkılarıyla 21 Ekim’de Ankara’da düzenlenen program, “Sürdürülebilirlik ve Baukultur” teması çerçevesinde İsviçreli mimarlar Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’yu Türkiye’deki mimarlık çevreleriyle bir araya getirdi.
Architecture Beyond Borders, farklı ülkelerin mimarlık kültürlerini ve deneyimlerini buluşturarak mesleki diyaloğu güçlendirmeyi amaçlıyor. TürkSMD’nin koordinasyonunda, İsviçre Büyükelçiliği’nin iş birliği, Swissnex ve Geberit’in desteğiyle gerçekleştirilen programın Ankara ayağında, İsviçre’de ve uluslararası ölçekte çalışmalar yürüten 2b architectes ofisinin kurucuları Stéphanie Bender ve Philippe Béboux konuk edildi. “Sustainability and Baukultur” başlığı altında düzenlenen buluşmada, sürdürülebilirlik ve yapılı çevrenin niteliği farklı mimari yaklaşımlar üzerinden ele alındı.
“Sürdürülebilir yapılı çevre için bilgi paylaşımını ve uzun vadeli yaklaşımı önemsiyoruz”
Etkinliğin açılışında konuşan Geberit Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Ufuk Algıer, programın mimarlık kültürü açısından taşıdığı öneme değinerek şunları söyledi: “Mimarlık, yalnızca yapıların tasarlanması ve inşa edilmesinden ibaret değil; kültürel birikim, yerel bağlam ve toplumsal ihtiyaçlarla birlikte şekillenen geniş bir alan. Architecture Beyond Borders’ın farklı ülkelerden mimarları ve deneyimleri bir araya getirmesini bu nedenle çok değerli buluyoruz. Geberit olarak, sürdürülebilir yapılı çevreye katkının yalnızca ürün ve teknolojilerle sınırlı olmadığını; bilgi paylaşımı, mesleki diyalog ve farklı disiplinler arasında iş birliğiyle de güçlendiğini düşünüyoruz. 150 yılı aşkın mühendislik birikimimiz doğrultusunda kaynakların verimli kullanılması, uzun ömürlü çözümler ve kalite temel çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. TürkSMD’nin koordinasyonu ve İsviçre Büyükelçiliğinin iş birliği ve Geberit’in desteği ile gerçekleşen bu programın, mimarlık çevreleri arasında yeni fikirlerin ve ortak çalışmaların gelişmesine katkı sunmasını diliyoruz.”
İsviçre ve Türkiye’nin inovasyon ekosistemleri arasındaki bağlar güçlü kılınıyor
Etkinliğin açılışında konuşan İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi H.E. Guillaume Scheurer, “Türk Serbest Mimarlar Derneği iş birliğiyle, Swissnex desteği ve Geberit sponsorluğunda düzenlenen Architecture Beyond Borders’ın İsviçre edisyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. ‘Sürdürülebilirlik ve Baukultur’ teması altında, mimarlığı çevresel sorumluluk, mekansal nitelik ve toplumsal değerle şekillenen uzun vadeli bir kültürel pratik olarak ele alacağız. Lozan’dan Ankara’ya gelen 2b architectes’ten Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’yu aramızda görmekten özellikle memnuniyet duyuyorum. İsviçre’de ve yurt dışındaki çalışmaları, bağlama duyarlı ve kalıcı çözümlerle günümüzün kentsel sorunlarına yanıt veriyor; tasarım kalitesini pratik uygulanabilirlik ve uzun vadeli bakış açısıyla birleştiriyor. Bu yaklaşım, mimari niteliği, toplumsal sorumluluğu ve çevre bilincini birbirine bağlı unsurlar olarak gören Baukultur ilkeleriyle güçlü bir şekilde örtüşmektedir. Bugünkü etkinlik, İsviçre Büyükelçiliği’nin Türkiye’deki Swissnex faaliyetlerinin öncelikleriyle mükemmel bir şekilde örtüşmekte. 2025 yılından bu yana Swissnex ağının bir parçasıyız. Swissnex, İsviçre’nin eğitim, araştırma ve inovasyon alanındaki küresel ağıdır. Swissnex Türkiye olarak amacımız, İsviçre ve Türkiye’nin inovasyon ekosistemleri arasındaki bağları güçlendirmektir. Architecture Beyond Borders, bu hedefimizin pratiğe yansıyan mükemmel bir örneğidir. İsviçre ve Türkiye arasında bir etkileşim platformu sunarak, farklı bakış açılarını ve deneyimleri bir araya getiriyor; bilgi paylaşımını, ortak zorlukları keşfetmeyi ve mimarlık topluluklarımız arasında yeni bağlantılar kurmayı sağlıyor.” dedi.
TSMD Mimarlık Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Gamze İlalan ise konuşmasında “Architecture Beyond Borders programımızın ikinci etkinliğine gösterilen yoğun ilgi, mimarlık alanında yeni yaklaşımları birlikte tartışmaya duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. İklim krizi karşısında mimarlığın rolünü yeniden düşünmeyi amaçlayan programımız; mevcut yapıların korunarak yeniden işlevlendirilmesi (adaptive reuse), yapıların enerji performansı ve kullanım ömrünün iyileştirilmesi (retrofitting) ve doğaya, kaynaklara ve topluma olumlu katkı sunan tasarım yaklaşımlarının geliştirilmesi (regenerative architecture) gibi somut başlıklara odaklanıyor. Aynı zamanda, yapılı çevrenin yalnızca binalardan ibaret olmadığı; kültürel miras, kamusal yaşam, çevresel sorumluluk ve toplumsal değerlerle birlikte ele alınması gerektiğine ilişkin Baukultur anlayışını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Uluslararası mimarlık pratiğinden örnekleri Ankara’ya taşıyarak meslektaşlarımızın ve özellikle genç mimarların bu dönüşüm hakkında bilgi edinmelerini, deneyim paylaşmalarını ve sürdürülebilir bir yapılı çevrenin geleceğine yönelik yeni fikirler geliştirmelerini destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Mimarlık ve kentsel tasarıma dair deneyimler aktarıldı
Program kapsamında, sürdürülebilir yapılı çevreye ilişkin farklı deneyim ve yaklaşımların paylaşılmasına alan açıldı. Söyleşide sürdürülebilir mimarlık ve çevresel performansın yanı sıra mimari nitelik, malzeme kullanımı, toplumsal sorumluluk ve mekânsal değerler ele alındı. Çalışmalarında yerel bağlamı, uzun ömürlü çözümleri ve uygulama süreçlerini önemseyen Bender ve Béboux, projelerinden örneklerle mimarlık ve kentsel tasarım deneyimlerini aktardı.
“Mimarlığı farklı ölçeklerde birbiriyle ilişkili bir bütün olarak ele alıyoruz”
Stéphanie Bender ve Philippe Béboux, yaptıkları konuşmada şunları söyledi: “2b architectes olarak mimarlığı, kentsel planlamayı ve peyzajı birbirinden bağımsız disiplinler olarak değil, farklı ölçeklerde birbiriyle ilişkili bir bütün olarak ele alıyoruz. Architecture Beyond Borders: İsviçre x Türkiye kapsamında, ‘Sürdürülebilirlik ve Baukultur’ teması etrafında gerçekleştirdiğimiz sunumumuzda, kendimize şu soruyu sorduk: Mimarlık pratiğimizin temelini oluşturan ilkeler nelerdir? Çalışmalarımızı şekillendiren yaklaşımımızı ‘Kentsel Peyzajın Her Yerde Var Oluşu’, ‘Biçimden Önce Strateji’, ‘Bütüncül ve Sürdürülebilir Bir Yaklaşım’, ‘Çok Disiplinli Bir Yaklaşım’, ‘Mimarlık ve Peyzaj Arasındaki Zorunlu Diyalektik İlişki’, ‘Yapım Odaklı Düşünce’ ve ‘Şiirselliğin ve Anlamın Gerekliliği’ olmak üzere yedi temel ilke etrafında tanımlıyoruz. Bu yedi ilke, mimarlığın yalnızca yapı tasarlamaktan ibaret olmadığını; coğrafya, peyzaj, kültür ve toplumsal yaşamla sürekli bir ilişki içinde geliştiğini ortaya koyuyor. Bizim için sürdürülebilirlik, yalnızca yeni teknolojiler ve teknik çözümler üretmek değil; her yerin kendine özgü koşullarını anlamak, mevcut değerleri korumak ve mimarlık aracılığıyla uzun vadeli, anlamlı katkılar sunmak demek.”
TSMD Mimarlık Merkezi’nde gerçekleştirilen açık seminer ve söyleşinin ardından programın ikinci bölümü, İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer’in ev sahipliğinde İsviçre Büyükelçiliği’nde düzenlenen söyleşi ve resepsiyon ile devam etti.
Mimarlık kültürü üzerinden uluslararası diyalog
TürkSMD’nin koordinasyonunda yürütülen Architecture Beyond Borders, farklı ülkelerin diplomatik temsilcilikleri ve sektör paydaşlarıyla kurulan iş birlikleri aracılığıyla uluslararası mimarlık diyaloğuna alan açıyor. İsviçre edisyonu kapsamında 21 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen program, TSMD Mimarlık Merkezi’nde düzenlenen açık seminer ve söyleşiyle başladı. İsviçreli mimarlar Stéphanie Bender ve Philippe Béboux’nun katılımıyla mimarlık öğrencileri ile gerçekleşen buluşmada, sürdürülebilir mimarlık, yapılı çevrenin niteliği ve farklı tasarım yaklaşımları ele alınarak mimarlık çevreleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına zemin hazırlandı. Program, İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer’in ev sahipliğinde Büyükelçilikte düzenlenen söyleşi ve kokteyl ile devam etti. TürkSMD’nin koordinasyonu, İsviçre Büyükelçiliği’nin iş birliği ve Geberit’in ana desteğiyle hayata geçirilen bu buluşma; mimarlık kültürünün gelişimini, sürdürülebilir yapılı çevreye yönelik ortak düşünce üretimini ve mimarlık çevreleri arasında gelecekte kurulabilecek iş birliklerini desteklemeyi amaçlıyor.


