Gelecek Burada İnşa Ediliyor: Dubai 2040 bir Devletin Dönüşüm Manifestosu

Bugünlerde dijital dünyada karşımıza çıkan o büyüleyici Dubai videoları, çoğumuz için sadece “görkemli binalar” demek olabilir. Ancak bir medya ve teknoloji gözlemcisi olarak, Antalya’daki masamda bu görüntüleri izlerken ben bambaşka bir şey görüyorum: Bir devletin, petrol sonrası dünyaya attığı imza. Dubai 2040 Kentsel Ana Planı, sadece bir inşaat projesi değil; hükümetin, insanı merkeze alan bir “yaşam ekosistemi” kurma iradesidir.
Hukukun Güvencesi ve İçerik Üreticileri İçin “Altın Vize” Devrimi
Dubai hükümeti bu vizyonu sadece çizimlerle değil, çok sağlam bir hukuki reformla destekliyor. Benim gibi medya ve teknolojiyle uğraşan profesyonelleri en çok heyecanlandıran kısım ise Golden Visa (Altın Vize) uygulaması.
İçerik Üreticilerine Özel: Sosyal medya influencer’ları, dijital sanatçılar ve teknoloji uzmanları; herhangi bir yerel sponsora ihtiyaç duymadan, 10 yıllık oturum vizesi alabiliyor.
Hızlı Süreç: Bürokrasinin dijitalleşmesi sayesinde, vize ve şirket kurulum süreçleri artık haftalar değil, sadece birkaç iş günü içinde tamamlanıyor.
Türk Yatırımcılar 2. Sırada: “Fiyat ve Güven” Avantajı
Peki, bu vizyonda Türk toplumu nerede? Güncel yatırım raporlarına göre; Dubai’deki gayrimenkul ve teknoloji pazarında Türk yatırımcılar, bazı segmentlerde 2. sıraya kadar yükselmiş durumda. Bunun arkasında yatan sebep sadece bir “lüks” merakı değil, tamamen matematiksel bir gerçeklik:
Fiyat Erişilebilirliği: 2025 verileriyle kıyasladığımızda, Antalya veya İstanbul’daki lüks bir dairenin metrekare fiyatı, Dubai’nin gelişmekte olan akıllı bölgelerindeki fiyatlarla yarışır hale geldi.
Güven: Yatırım alanında online bir sistemle ev alınabiliyor gitmenize bile gerek kalmıyor ve yatırımınız devlet güvencesinde oluyor eğer müteahhit projeyi bitiremezse devlet kontrolü ele alarak projeyi alıcısına teslim ediyor. Bu sistem gerçekten teori değil uygulanabilen bir sistem ve yatırımcı için büyük avantaj.
Yüksek Getiri: Dubai’deki yıllık kira getirisi (%6-8 bandında), global birçok metropolün üzerinde bir performans sergiliyor. Türk yatırımcısı için bu, hem bir “B planı” hem de karlı bir ticaret kapısı demek.
Beş Merkez, Tek Bir Akıl
Hükümet, şehri devasa bir beton yığını yapmak yerine beş ana merkeze ayırarak “akıllı uzmanlaşma” yoluna gidiyor. Özellikle Dubai Silicon Oasis ve Creator HQ gibi bölgeler, dijital ekonominin devlet eliyle korunduğu birer kuluçka merkezi konumunda.
Hükümet Finans Aracısı Değil, Bir Ortaklık Davetiyle çalışıyor
Dubai 2040’a baktığımızda, hükümetin klasik bir “mülk satışı” peşinde olmadığını görüyoruz. Devlet, buraya sermaye getiren herkese aslında şunu teklifi yapıyor: “Gel, geleceğin laboratuvarında bizimle birlikte deney yap.” artık sermaye, hukukun ve teknolojinin tıkır tıkır işlediği, karbon ayak izinin düşük olduğu yerleri güvenli liman olarak görüyor.
Batuhan Ateş | Medya Teknoloji Gazetecisi



