İptal Edilen Orman Tapuları Geri Alınabilir mi? 7584 Sayılı Kanunla Gelen İade Hakkı ve 2028 Son Tarihi

7584 sayılı Kanun’la Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 22, orman kadastrosu nedeniyle mahkeme kararıyla iptal edilip Hazine’ye geçen tapuların önceki maliklerine iadesinin yolunu açtı. Başvuru süresi 20 Haziran 2028’de doluyor; bedel, kapsam ve davalar bakımından bilinmesi gerekenler.
Antalya Barosu’na bağlı olarak gayrimenkul, miras ve yabancıların taşınmaz edinimi konularda uzmanlaşmış Av. Rafet Aslan, iptal edilen orman tapularını konu aldı.
Kıyı ve orman alanlarının iç içe geçtiği bölgelerde yıllardır süren bir sorun var: tapusu olan, vergisini ödeyen, üzerinde ev ya da bahçe bulunan bir taşınmazın sonradan kesinleşen orman kadastrosuyla Devlet ormanı sınırına alınması ve açılan davalar sonunda tapunun iptal edilip Hazine adına tescil edilmesi. 20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7584 sayılı Kanun’un 14. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’na Ek Madde 22’yi ekleyerek bu taşınmazlar için yeni bir çözüm getirdi. Hüküm yayım tarihinde yürürlüğe girdi.
Maddenin bir bölümü hâlen kişi adına tapulu olup orman şerhi taşıyan taşınmazları ilgilendiriyor. Bu yazı ise diğer bölüme, yani tapusu iptal edilmiş taşınmazların iadesine odaklanıyor.
İki ayrı durum: Karar infaz edildi mi, edilmedi mi?
Kanun, tapu iptal kararlarını tapudaki durumlarına göre ikiye ayırıyor.
1. Kararı kesinleşmiş ama tapuda henüz infaz edilmemiş taşınmazlar. Bu taşınmazlar için mahkeme kararı gereğince taşınmaz bedeli olarak bir ödeme yapılmamışsa ya da yapılan ödemenin tamamı Hazine’ye geri ödenirse madde hükümleri uygulanıyor. Bu grup için maddede ayrı bir başvuru süresi öngörülmemiş.
2. Karar infaz edilerek veya malik tarafından rızaen terk edilerek Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlar. Bu taşınmazlar, önceki malikleri veya onların akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulursa ilgilisine iade ediliyor. Şart, ya taşınmaz bedeli olarak hiç ödeme yapılmamış olması ya da yapılan toplam ödemenin Hazine’ye geri ödenmesi.
Süre: 20 Haziran 2028
Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlar için başvuru, maddenin yürürlüğe girdiği 20 Haziran 2026’dan itibaren iki yıl içinde yapılmalı. Son gün 20 Haziran 2028. Kanun bu süre için ek bir uzatma ya da eski hâle getirme imkânı öngörmüyor. Başvuru Orman Genel Müdürlüğüne yapılıyor.
Bedel: Ödenen tutar geri verilir ama rayiç bedelin altında kalamaz
İptal kararıyla birlikte malike taşınmaz bedeli ödenmişse, iade için bu toplam tutarın Hazine’ye geri ödenmesi gerekiyor. Ancak Kanun burada önemli bir sınır koyuyor: Hazine’ye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz. Rayiç bedel, 6292 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanıyor.
Uygulamada bu, yıllar önce görece düşük bir bedel almış bir malikin, iade için bugünkü değer üzerinden ödeme yapmasını gerektirebilir. Hiç ödeme almamış malik bakımından ise geri ödenecek bir tutar bulunmuyor. Ayrıca madde kapsamındaki işlemlerin giderleri, tapu malikleri tarafından Orman Genel Müdürlüğü hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılıyor.
Başvurulmazsa ne olur?
Ek Madde 22, iade imkânı kullanılmayan taşınmazların akıbetini de düzenliyor. Orman Genel Müdürlüğünce bildirilen; malikleri veya halefleri başvurmayan ya da mahkeme kararı gereği yapılmış ödemeyi Hazine’ye geri ödemeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ile taşınmazlar arasındaki tescilli veya tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilebiliyor. Yani süre içinde harekete geçilmemesi, taşınmazın Hazine portföyünde başka amaçlarla değerlendirilmesinin önünü açıyor.
Hangi yerler kapsam dışında?
Madde her orman vasıflı taşınmaza uygulanmıyor. Kanunda sayılan başlıca istisnalar şunlar:
- 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kapsamında tapuya bağlanıp temlik şartları yerine getirilmemiş yerler (sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile),
- 4785 sayılı Kanun kapsamında bedeli ödenerek devletleştirilmiş yerler,
- mülga 3116 sayılı Orman Kanunu döneminde tevzi edilip tapuya bağlanmamış yerler ve tapu, kadastro veya imar çalışmalarında uygulama görmemiş eski kayıtlı taşınmazlar,
- Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlar,
- 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında ilan edilmiş kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanları,
- Boğaziçi Kanunu ve mübadele anlaşmaları kapsamındaki yerler,
- özel statülü orman alanları, orman rejimine alınan yerler, izin ve irtifak hakkı nedeniyle ifraz edilen yerler, yanan orman sahaları ile geometrisi ve yeri belli olmayan taşınmazlar,
- ormanların korunması, istihsali ve imarıyla ilgili bina ve tesis bulunan yerler.
Turizm alanlarına ilişkin istisna, özellikle sahil ilçelerinde iade beklentisini önemli ölçüde daraltabilecek bir hüküm. Taşınmazın bu alanlardan birinde kalıp kalmadığı, başvurudan önce netleştirilmesi gereken ilk konu.
Devam eden davalar ve tazminat talepleri
Madde kapsamındaki işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmıyor; devam eden davalarda bu işlemler bekletici mesele sayılıyor ve taşınmazın aynına ilişkin hak düşürücü süreler işlemiyor.
Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve tapu iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları dâhil derdest davaların konusuz kalmasına karar veriliyor; yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılıyor ve vekâlet ücretine hükmedilmiyor. Daha önemlisi, iade gerçekleştiğinde idarelerden hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemiyor. Tapu iptali nedeniyle tazminat davası sürdüren malik, iade yolu ile tazminat yolu arasında bir tercih yapmak durumunda kalabilir.
Alım-satım ve aracılık yapanlar açısından
Hazine adına tescilli görünen bir parselin, iki yıllık süre içinde önceki malikine iade edilebileceği; tersine, önceki malik başvurmazsa üç hektarın altındaki parsellerin Milli Emlak tarafından değerlendirilebileceği bu dönemde göz önünde tutulmalı. Önceki malikten haklarını devraldığını ileri süren kişilerle yapılacak görüşmelerde de iade hakkının kime ait olduğu ve bedel yükümlülüğü dikkatle ele alınmalı. Kanun, uygulamanın usul ve esaslarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görüşü alınarak Orman Genel Müdürlüğünce belirleneceğini öngörüyor; başvuru hazırlığında bu düzenlemenin güncel hâli de takip edilmeli.
Maddenin uygulanmasından doğan tüm uyuşmazlıklar taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülüyor. Kapsam, süre ve bedel değerlendirmesi taşınmazın orman kadastrosu, tapu kütüğü ve dava dosyası birlikte incelenmeden sağlıklı yapılamıyor; özellikle 2028 son tarihi ve rayiç bedel kuralı, değerlendirmenin erken yapılmasını önemli kılıyor.
Kaynaklar: 6831 sayılı Orman Kanunu Ek Madde 22 (7584 sayılı Kanun m.14 ile eklenmiştir); Resmî Gazete 20.06.2026, sayı 33286.
Av. Rafet Aslan


