Hafif Çelik ve Modüler Çelik ve Modüler Çelik Yapılarda Dönüm Noktası: Yeni Yönetmelik Yürürlükte

Türkiye’de hafif çelik ve modüler çelik yapı sektörünü yakından ilgilendiren genişletilmiş yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Hafif Çelik ve Modüler Çelik yapıların tasarım, hesap, üretim ve uygulama süreçlerini kapsamlı biçimde tanımlayan yönetmelik; özellikle deprem güvenliği, sürdürülebilirlik ve hızlı yapı üretimi açısından sektör için önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Yönetmelik, Türkiye’de Hafif Çelik ve Modüler Çelik yapı sektörünü ilk kez kapsamlı teknik standartlar altında tanımlayarak tasarım, üretim ve uygulama süreçlerine ortak bir çerçeve sunuyor. Düzenleme 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek ve sektörün teknik standartlarını yeniden şekillendirecek. Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, “Modüler çelik yapılaşma artık geleceğin değil, bugünün ihtiyacı” dedi.
Kapsamı genişletilmiş yeni yönetmelikle birlikte, hafif çelik ve modüler çelik yapılarda taşıyıcı sistem hesapları, birleşim detayları, malzeme kriterleri, yangın dayanımı, korozyon koruması ve kalite kontrol süreçleri ilk kez kapsamlı şekilde standart altına alındı. Düzenleme aynı zamanda geçici yapıları ifade eden prefabrik ve kalıcı yapıları ifade eden Modüler Çelik yapı sistemlerini kapsayarak sektörün uzun süredir ihtiyaç duyduğu teknik çerçeveyi oluşturdu.
Modüler Çelik ve Hafif Çelik yapı sistemleri alanında faaliyet gösteren Consera, yeni düzenlemenin sektörde kalite standardını yükselteceğini ve Modüler Çelik yapılaşmanın yaygınlaşmasını hızlandıracağını belirtti.
Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, yönetmeliğin yalnızca teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda yapı üretim anlayışındaki dönüşümün önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.
“Türkiye’de yapı sektörü, hızlı barınma ihtiyaçlarının karşılanması, deprem dirençsiz yapı stoğunun dönüştürülmesi, afetler sonrası hızlı yapılaşma ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun yapılar üretebilmek için endüstriyel üretim modellerine zaman kaybetmeden geçmek zorundadır. Yeni yönetmelik, Hafif Çelik ve Modüler Çelik yapı sistemlerinin daha güçlü bir teknik zemine kavuşmasını sağlayacak önemli bir adımdır. Bu dönüşüm; hız, kalite kontrolü, sürdürülebilirlik ve deprem güvenliği açısından sektör için büyük önem taşıyor.”
Şimşek, yeni düzenlemeyle birlikte sektör açısından en önemli kazanımlardan birinin standartlaşma olduğuna dikkat çekti.
“Bugüne kadar sektörde farklı uygulama yaklaşımları vardı. Yeni yönetmelik; mühendislik hesaplarından üretim kalitesine kadar ortak bir standart getiriyor. Bu durum hem kullanıcı güvenini artıracak hem de kaliteli üretim yapan firmaların daha fazla öne çıkmasını sağlayacaktır. Türk Yapısal Çelik Derneği olarak, yönetmeliklere uygun yapıların inşa edilmesini sağlayacak, mühendislik firmalarının hak ettikleri rolü almalarını sağlayacak, Tucsamark yeterlik belgemizin eksik parçaları da bu yönetmelikle sağlanmış oldu. Bakanlığımıza müteşekkiriz.”
Şimşek, yönetmeliğin sektöre kazandıracağı dönüşümün yalnızca teknik boyutla sınırlı olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Bu düzenleme ile Hafif Çelik ve Modüler Çelik yapılar artık alternatif bir yapı sistemi olarak değil, teknik altyapısı tanımlanmış ve mevzuat tarafından kabul edilmiş ana yapı sistemlerinden biri olarak konumlanıyor. Türkiye’nin deprem gerçeği, hızlı kentleşme ihtiyacı ve sürdürülebilir yapılaşma hedefleri düşünüldüğünde, hafif çelik ve modüler çelik yapı sistemleri artık niş bir alan olmaktan çıkıyor. Yeni yönetmelik, sektörün büyümesini destekleyecek ortak kalite dilini oluştururken kullanıcı güvenini de artıracak.”
Şimşek’e göre yeni yönetmelik, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yürütülen kentsel dönüşüm projelerinde daha hızlı, kontrollü ve sürdürülebilir yapı üretiminin önünü açabilecek.
Consera’nın Modüler Çelik yapı teknolojilerine uzun süredir yatırım yaptığını belirten Şimşek, şirketin bu dönüşümü erken dönemde öngören firmalar arasında yer aldığını söyledi.
“Consera olarak Modüler Çelik yapılaşmanın gelecekte, savunma sanayimizde olduğu gibi çok daha stratejik hale geleceğine uzun süredir inanıyoruz. Bu alandaki yaklaşımımızın en önemli örneklerinden biri de İş Bankası için Malatya’da hayata geçirdiğimiz, Türkiye’nin ilk Modüler Çelik apartman projesi olma özelliğini taşıyan lojman projesi oldu. Proje, Modüler Çelik yapı teknolojilerinin yalnızca geçici çözümler değil, kalıcı, yüksek kaliteli ve ölçeklenebilir yaşam alanları sunabildiğini somut şekilde ortaya koydu.”
Yeni yönetmelikle birlikte Hafif Çelik ve Modüler Çelik yapı sistemlerinin; konut, çalışan yaşam alanları, eğitim, sağlık, turizm ve afet sonrası yerleşim projelerinde çok daha yaygın kullanılmasının beklendiği belirtiliyor. Consera, Türkiye’nin Modüler Çelik yapı teknolojilerinde bölgesel üretim üssü olma potansiyeline sahip olduğuna ve bu tarihi fırsatı ülke olarak kaçırmamız gerektiğine dikkat çekiyor.
Consera’ya göre yeni düzenleme, yalnızca sektörün teknik altyapısını güçlendirmekle kalmayacak; aynı zamanda Türkiye’nin deprem güvenliği, sürdürülebilir yapılaşma ve ihracat odaklı üretim hedeflerine de katkı sağlayacak. Şirket, önümüzdeki dönemde Modüler Çelik ve Hafif Çelik yapı sistemlerinin konut, eğitim, sağlık ve sanayi projelerinde daha geniş kullanım alanı bulacağını öngörüyor.


